Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (TPLF) Feshi: Kararın Parti ve Bölgenin Geleceği Üzerindeki Yansımaları
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) Feshi: Kararın Parti ve Bölgenin Geleceği Üzerindeki Yansımaları
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (TPLF) Feshi
Giriş
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (TPLF) 1975 yılında; milliyetçi ruhla yüklü, Haile Selassie liderliğindeki sömürücü feodal imparatorluk hükümeti ve ardından “Derg” rejimi olarak bilinen Mengistu Haile Mariam liderliğindeki askeri yönetim tarafından Tigray halkına yapılan haksızlıklara karşı devrim anlatısıyla hareket eden bir grup hevesli solcu genç ve öğrenci tarafından kurulmasının üzerinden yarım asır geçti.
Mücadelelerinin zirvesinde TPLF, “Etiyopya Halkları Devrimci Demokratik Cephesi” (EPRDF) olarak bilinen daha geniş koalisyonun baskın fraksiyonu haline geldi. Soğuk Savaş sonrası küresel dönüşümler ve sosyalist bloğun çöküşüyle birlikte Cephe, 1991’de Derg rejimini devirdi. Cephe lideri Meles Zenawi geçiş hükümetinin başkanı ve ardından başbakan oldu; parti siyasetteki hegemonyasını 2018’e kadar sürdürdü.
2018 Dönüşümleri ve Tek Yön Çıkmazı
Başbakan Abiy Ahmed’in 2018’de iktidara gelmesiyle TPLF, yeni yönetimle olumlu etkileşime girmeyi reddetti. Cephe liderliği Tigray bölgesine çekildi ve yeni dönemin taleplerine yanıt vermeyi kabul etmedi. Özellikle yeni başbakanın, TPLF’nin kurduğu etnik federalizme dayalı bölgesel yönetim sisteminden farklı bir proje sunması, merkezi yönetimi savunması, Tigrayların 27 yıl boyunca sağlamlaştırdığı sistemin yapısını sökerek bölgesel hükümetlerin gücünü merkezi hükümet lehine azaltmaya başlaması iki taraf arasındaki uçurumu daha da genişletti. Böylece Cephe, yeni rejimle bir çatışmaya girdi; bu durum, son otuz yılda elde ettiği siyasi kredilerinde, ekonomik kazanımlarında ve nesillerinin geleceğinde devasa kayıplara mal oldu.
Cephenin 2020 Seçimleri ve 2025’teki Feshi Arasındaki Süreç
TPLF’nin özenle hazırladığı ve belirli koşullarda Etiyopya bölgeleri için kendi kaderini tayin hakkı öngören federal anayasanın 39. maddesini uygulama yönündeki şiddetli arzusu bağlamında ve yeni Başbakan Abiy Ahmed yönetime tam hakim olup farklı bir felsefe dayatmadan önce ona azami baskı uygulama çabasıyla Cephe, Merkezi Ulusal Seçim Kurulu’na danışmadan Tigray bölgesinde tek taraflı seçimler düzenleme kararı aldı. Abiy Ahmed bu mesajı hızla aldı ve ona karşı bir darbe indirmeyi planlamaya başladı.
Abiy Ahmed’in şansına, sınırın diğer tarafında; 2000 yılında aldığı yenilginin intikamını almak için uygun anı bekleyen tetikte bir Eritre Devlet Başkanı vardı. (O yenilgi, iki ülke sınırı boyunca Eritre sınırları içinde, Eritre’nin yüzölçümünün yaklaşık %25’ine eşit bir tampon bölge oluşturulmasını dayatmıştı). Etiyopya ile Eritre arasındaki küslüğün sona ermesi ve Cidde’de barış anlaşmasının imzalanması kutlamalarının coşkusu arasında, Abiy Ahmed’in yetkisini tanımayı reddettikten sonra kendisini bölgeye hapseden TPLF’nin işini bitirmek için sahne hazırlanıyordu.
Kaçınılmaz savaş Kasım 2020’de patlak verdi ve iki yıl sürdü. Tüm bölgesel müdahaleler ve uluslararası arabuluculuklar başarısız oldu. Eritre’nin federal hükümetin yanında müdahil olması tabloyu daha da karmaşıklaştırdı. Kasım 2022’de, Afrika Birliği’nin ABD destekli arabuluculuğu, tarafları düşmanlıkları durdurma noktasına getirmeyi ve ardından Güney Afrika’nın Pretoria kentinde bir ateşkes anlaşması imzalamayı başardı. Cephe tükenmiş ve bölgedeki stratejik alanların kontrolünü kaybetmişti; ancak anlaşma, mutabık kalınan bir düzenlemeye göre devletin kucağına dönmesi şartıyla Cephe’yi ayakta tuttu.
Pretoria Anlaşması ve Ayrıntılardaki Şeytanlar
Pretoria Anlaşması, TPLF için zorunlu bir güzergah ve mümkün olan en düşük tavandı. Ancak aynı zamanda, savaşın son turunun son günlerinde karşı karşıya kaldığı yok edilme tehlikesine karşı bir çıkış yoluydu. Anlaşma uyarınca, Tigray’da Cephe’nin eski sözcüsü Getachew Reda liderliğinde yeni bir bölgesel hükümet kuruldu; ancak bu durum Cephe içinde anlaşmazlık tohumları ekti. Savaşın bölgede bıraktığı çok sayıdaki kriz ve tarafların bunlarla başa çıkma yöntemlerindeki farklılıklar, iç krizlerde belirleyici bir faktör oldu. Buna ek olarak, Cephe’nin esasen anlaşmadan memnuniyetsizliği ve bir yanda Cephe ile bölgesel hükümet arasında, diğer yanda Cephe ile federal hükümet arasında güven eksikliği de bu durumu pekiştirdi.
Pretoria ve Cephenin Bölünmesi
Savaş sonrası durumu takip edenler için, Cephe’nin savaş stratejisi konusunda Pretoria Anlaşması’ndan önce var olan anlaşmazlıkların, uygulamanın başlamasıyla daha da derinleştiği görülüyordu. Savaşın tüm bölge halkı üzerinde bıraktığı zor insani koşullara ek olarak, anlaşmanın maddelerinin yorumlanması ve uygulamasındaki öncelikler konusunda belirgin farklılıklar ortaya çıktı. Cephe’deki bazı liderlerin, anlaşmanın çözüm sunmadığını düşündüğü bir dizi zorluk öne çıktı:
-
Tüm destek ve yardım çabalarının yetersiz kaldığı boğucu bir insani kriz.
-
Anlaşmanın çatışmanın temel nedenlerini ele almaması nedeniyle siyasi istikrarsızlık.
-
Tigray’da vahşet işlemekle suçlanan kişilere verilen dokunulmazlıkların ve birçok Tigraylı lidere göre Tigray’ın mağduriyetlerinin giderilmemesinin neden olduğu güven eksikliği.
-
Batı Tigray’daki tartışmalı bölgelere ilişkin çözümlerin belirsizliği.
-
Hesap verebilirlik ve adalet meseleleri.
-
Anlaşmanın uygulanmasındaki yavaşlık.
-
Anlaşmanın uygulama aşamasında izleme ve takip mekanizmalarından yoksun olması.
Cephenin İki Kanadı ve Meşruiyet Arayışı
Cephe’nin Pretoria Anlaşması’ndan sonra karşılaştığı ilk kriz, meşruiyet ve anlaşmadaki yasal statüsünün yorumlanması oldu. Gerçekte Etiyopya Ulusal Seçim Kurulu, anlaşmanın Kasım 2020’deki savaştan önceki durumla hiçbir şekilde bağlantısı olmayan yeni bir durumu meşrulaştırdığını öne sürerek Cephe’ye tanınma (meşruiyet) vermedi.
Ağustos 2024’te düzenlenen 14. Kongre’de, Merkezi Hükümet’in Cephe’nin meşruiyetini reddetmesinin gölgesinde, TPLF iki kanada bölündü: Biri Geçici Hükümet Başkanı Getachew Reda liderliğinde, diğeri ise Dr. Debretsion Gebremichael liderliğinde. İlki Pretoria Anlaşması’nın meşruiyetine dayanırken, ikincisi anlaşmayı imzalayan ve Getachew’e geçiş sürecini yönetme yetkisi veren partinin meşruiyetine dayanıyordu. Zira Getachew, geçici yönetime seçildiğinde bile Merkez Komite’den sadece 18 üyenin oyunu alabilmiş ve çoğunluğu sağlayamamıştı. Burada taraflar kendilerini kanıtlamaya, sahadaki gerçeği değiştirmeye, karşılıklı suçlamalarda bulunmaya ve ittifaklar/saflaşmalar arayarak güçlenmeye çalışmaya başladılar.
Cepheyi Feshetme Kararı: Krizin Başlangıcı Değil Zirvesi
Ulusal Seçim Kurulu’nun TPLF’yi feshetme ve tüzel kişiliğini iptal etme kararı; Pretoria Anlaşması’nın sekteye uğramasının, Cephe içindeki kanat çatışmalarının ve federal hükümet ile Cephe’deki etkili akım arasındaki ihtilafların zirveye ulaştığı bir dönemde geldi. Bu karar, 2018’deki değişimin bir sonucu olarak ortaya çıkan birçok sorunun doğal bir yansıması olarak muhtemelen yeni alt cephelere tanık olacak yeni bir aşamayı taçlandırıyor. Birçok analist, kararın Getachew Reda gibi isimlerin liderliğindeki merkezi hükümet müttefiki siyasi alternatifler veya daha önce Refah Partisi (Prosperity Party) sempatizanları tarafından kurulan küçük Tigray partileri yaratma bağlamında alındığına inanıyor. Bu karardan önce Federal Hükümet tarafından Cephe’nin eski başkanı Debretsion Gebremichael liderliğindeki kanada, ülkenin istikrarını bozmak için dış güçlerle ittifak kurduğu yönünde birçok suçlama yöneltilmişti.
Addis Ababa’da Bir Kanat, Asmara’da Başka Bir Kanat
Tigray bölgesindeki durumun önümüzdeki süreçte pek çok dönüşüme gebe olmasına rağmen açıkça görülen şey, Cephe’nin iki ana kanada ayrıldığıdır. Eski Tigray Geçici Yönetimi Başkanı Getachew Reda liderliğindeki kanat Addis Ababa’daki merkezi hükümetle ittifak kurarken; Dr. Debretsion Gebremichael liderliğindeki kanat Asmara’daki dünün düşmanları, bugünün mücadele müttefiklerine geri dönmüştür. Birçok analist, gerek Tigray bölgesinde gerekse Etiyopya ile Eritre arasındaki gelecekteki ilişkiler bağlamında önümüzdeki dönemin hatlarını belirleyecek unsurun bu olduğuna inanıyor. Yakın geleceğin, iki ana akımdan daha az ağırlığa sahip diğer akımların ortaya çıkmasıyla birlikte her iki ülkedeki olayların gidişatını etkileyecek birçok dinamik barındırdığı düşünülüyor.
Kararın Anlamı ve Yansımaları
Tigray bölgesindeki olayların gelişim bağlamının dikkatli bir okuması, TPLF’yi feshetme kararının, Abiy Ahmed’in iktidara gelmesiyle başlayan dönemin dinamiklerinden tamamen farklı yeni bir aşamaya kapı araladığını gösteriyor. Bugün Cephe artık eski Cephe değil ve Asmara’daki iktidar partisiyle olan düşmanlık da eskisi gibi değil. Cephe içindeki dikey bölünme ve meşruiyet arayışında yarışan üç alt akımın ortaya çıkması, merkezi hükümetin Cephe’deki eski muhafızlardan kurtulmasına ve onların yerine diğer akımları meşrulaştırmasına olanak sağladı. Ayrıca Debretsion kanadına geçici de olsa merkezle olan her türlü bağdan veya yükümlülükten kurtulma şansını vererek kartlarını dilediği gibi yeniden düzenleme fırsatı sundu.
Uzmanlara göre Cepheyi feshetme kararının yansımaları birden fazla şekilde yorumlanabilir:
-
Karar, Debretsion kanadının geçici yönetimi dağıtma sürecini tamamlamasına, kendisine sadık yönetimler kurmaya çalışmasına ve bunun tüm sorumluluğunu üstlenmesine kapı aralamıştır.
-
Cephe’nin ana kanadından alınan meşruiyetin diğer akımlara verilerek onların güçlendirilmesine zemin hazırlanmasıdır. Bu durum, bölge dinamiklerinin Addis Ababa’nın vizyonuna tam kontrol sağlayacak yeni bir stratejiye göre yeniden düzenlendiği bir aşamanın başlangıcı anlamına gelir ki bu da daha fazla gerilim, kutuplaşma, seferberlik ve belki de yıkıcı bir savaşın patlak vermesi demektir.
Senaryolar ve Olası Sonuçlar
TPLF’nin Ağustos 2024’te düzenlenen 14. Kongresi’nden bu yana Tigray bölgesindeki durum dramatik gelişmelere sahne oluyor. Kongrede yaşanan bölünmelere paralel olarak durum hızla daha da kötüleşiyor. Debretsion kanadı, görevlerinde başarısız olmakla suçladığı Geçici Bölgesel Yönetim’in meşruiyetini elinden almaya başladı. Çatışmalar, Cephe’nin Getachew Reda tarafından atanan yönetimleri değiştirmek için güç kullanmaya başlamasının ardından Başbakan Abiy Ahmed’e Getachew Reda’nın görevden alınmasını kabul etmesi için baskı yapılmasıyla zirveye ulaştı. Ayrıca üçüncü bir akım da şekillenmeye başladı ve bazı kaynaklar federal hükümetin bunun arkasında olduğuna, belirsizliğin hakim olduğu bir ortamda şüpheli bir hızla askeri güçler kurmaya başladığına işaret ediyor. Bu bağlamda öne çıkan senaryolar şunlardır:
-
Birinci Senaryo: TPLF’nin meşruiyetini elinden alma kararı, bölgedeki gerilimi ve siyasi bölünmeleri daha da derinleştirecektir. Çünkü Getachew Reda, zorunlu olarak Pretoria Anlaşması’nın meşruiyetine sahip olduğunu ve TPLF’yi temsil ettiğini iddia edeceği yeni bir parti kurmaya çalışıyor. Üçüncü bir yol çizen gruplardan da başka bir parti doğabilir ve mirastan payını isteyebilir. Bu senaryo, gerçekleşmesi halinde bölgenin geleceğini şekillendirecektir; ancak son derece karmaşık bir ortamda hızla gelişen olaylar ışığında kesin tahminlerde bulunmak oldukça zordur.
-
İkinci Senaryo: TPLF akımları arasında çatışma yaşanması. Çatışan motivasyonlara ve iç/dış ittifaklara sahip akımların oluşmasıyla ciddi bir iç çatışma riski bulunuyor. Debretsion fraksiyonunun bölgede kontrolü sağlama çabalarının gölgesinde bu durum, federal hükümete sadık gruplar ile Debretsion’u destekleyen güçler arasında şiddetli çatışmalara yol açabilir. Bu iç çatışma, insani krizi daha da ağırlaştıracak ve bölgedeki istikrarsızlığı artıracaktır.
-
Üçüncü Senaryo: Geçici yönetimi reddeden akımlar ile federal hükümet arasında çatışma çıkması. Debretsion fraksiyonu bölgede dizginleri ele geçirmeye çalışırsa, bu durum geçici yönetimin kurulma şartlarını belirleyen Pretoria Anlaşması’nın ihlal edildiği gerekçesiyle federal hükümetle doğrudan bir çatışmaya yol açabilir. Federal hükümet bu hareketleri askeri çatışmaları başlatmak için bir bahane olarak kullanabilir ve bu da topyekûn bir savaşa dönüşebilir.
Etiyopya’nın Eritre’yi Pretoria Anlaşması’nı zayıflatmaya çalışmakla ve TPLF ile ittifak kurmakla suçlaması bağlamında iki ülke arasında yaşanan son gerginlik ve her iki ülkenin de Afar bölgesindeki sınırın iki tarafına asker yığması göz önüne alındığında, Tigray bölgesi krizinden çok daha büyük ve geniş çaplı bir savaşın çıkma ihtimali yüksektir. Bu durum, Abiy Ahmed ile Isaias Afwerki arasında bir savaşa dönüşebilir ve doğal olarak önceki tüm savaşlardan daha karmaşık olacaktır.
Sonuç
TPLF’nin kuruluşunun 50. yıldönümü kutlamaları ile Ulusal Seçim Kurulu tarafından feshedilmesi kararı arasında, bir devrimin, bir yönetim deneyiminin ve nihayetinde bölgenin yıkımıyla sonuçlanan bir savaşın hikayesini anlatan devasa olaylar yaşandı. Ancak Cephenin meşruiyetini elinden alma kararı; Cephenin geleceği, projesi ve belki de Etiyopya’nın geleceği üzerindeki olası etkileri nedeniyle en büyük öneme sahip olmaya devam ediyor. Gerilimi azaltacak uzlaşmacı çözümlere ve Abiy’nin arkadaşı Getachew’i feda etmesine mi tanık olacağız? Yoksa Cephe Seçim Kurulu’nun kararını kabul edip fırtınaya boyun mu eğecek? Ya da işler bir çıkmaza ve bilinmezliğe doğru mu sürüklenecek?




