Kamu PolitikalarıBölgesel EntegrasyonBölgesel KrizlerBölgesel ve Kıtasal OrganizasyonlarDiplomatik İttifaklar ve Uluslararası AnlaşmalarJeopolitikMülteci ve Yerinden Edilme Krizleri

Etiyopya’nın Amhara Bölgesi’ndeki Çatışma: Arka Plan, Boyutlar ve Beklentiler

Etiyopya’nın Amhara Bölgesi’ndeki Çatışma: Arka Plan, Boyutlar ve Beklentiler

Etiyopya’nın Amhara Bölgesi’ndeki Çatışma: Arka Plan, Boyutlar ve Beklentiler

Amhara bölgesi, 2023 yılının ortalarından bu yana federal hükümet güçleri ile muhalif milliyetçi “Fano” milisleri arasında silahlı çatışmaların belirgin bir şekilde tırmanmasına sahne olmaktadır. Etiyopya’nın kuzeyinde yer alan bölge, nüfus ve yüzölçümü bakımından ülkenin en büyük ikinci bölgesidir.

2 Ağustos 2023 tarihinde Fano güçleri, bölgenin çeşitli yerlerinde ani saldırılar başlatmış; olaylar kısa sürede bugün bile devam eden ve ufukta net bir çözüm perspektifinin bulunmadığı geniş çaplı bir isyana dönüşmüştür. Buna karşılık federal hükümet bölgede olağanüstü hal ilan etmiş ve isyanı bastırmak için birçok geniş çaplı askeri harekat başlatmıştır; ancak bu çabalar isyanı dizginlemede veya etkisini kırmada somut bir sonuç vermemiştir.

Günümüzde Etiyopya’daki en önde gelen silahlı muhalif hareketlerden biri olan ve resmi olarak “Amhara Fano Hareketi” (Fanno Amhara Movement) olarak bilinen Fano, bölgenin dört bir yanında hükümet güçlerine karşı organize bir “gerilla” savaşı yürütmektedir. Hareket, bölge içinde ve dışında kendilerini hedef alan etnik tehditler ve saldırılardan oluşan “varoluşsal bir tehlikeye” karşı “Amhara halkını koruma” sloganını yükseltmektedir. Hareket söylemini, “soykırım ve etnik temizliğe” karşı direniş üzerine kurmaktadır; bu söylem Amhara elitlerinin çeşitli kesimlerinde[1], özellikle de yurt dışındaki diasporada geniş yankı bulmaktadır. Etiyopya Dışişleri Bakanı’nın 2 Ekim’de Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne gönderdiği mektuba göre, resmi raporlar hareketin Eritre de dahil olmak üzere dışarıdan destek aldığına işaret etmektedir[2].

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne (TPLF) karşı yürütülen Tigray Savaşı (2020–2022) sırasında federal hükümetin Fano’ya asker toplama, genişleme ve silahlanma izni vermesiyle, Fano güçleri büyük bir askeri ve örgütsel tecrübe kazanmış, bu da bölgedeki sosyal ve askeri konumunu pekiştirmiştir.

Yaklaşık 120 milyonluk ülke nüfusunun yaklaşık %26’sını oluşturan Amharalar, kendilerini Etiyopya ulusal kimliğinin (Ethiopiawinet) temel direği ve devletin birliğinin koruyucusu olarak görmektedirler. Amharalar, Etiyopya varlığının ve kurumlarının korunmasındaki tarihsel rolleriyle gurur duysalar da, son elli yılda ülkedeki ayrılıkçı ve devrimci güçlerin suçlamalarının ve düşmanlığının hedefi olduklarına inanmaktadırlar[3].

Çatışmaların devam etmesi ve bir yanda federal hükümet, diğer yanda iktidar partisi ile muhalefet arasındaki uçurumun genişlemesiyle birlikte, bazı Fano grupları daha geniş siyasi hedeflere ulaşmak için diğer milliyetçi gruplarla ittifaklar kurmaya çağıran yeni bir söylem benimsemeye başlamıştır[4]. Bu dönüşüm, hareketin bölgenin yerel boyutunu aşarak bir bütün olarak Etiyopya devletindeki siyasi güç dengelerini yeniden şekillendirmeyi amaçlayan daha kapsayıcı bir gündeme yöneldiğini yansıtmaktadır.

Birinci: “Fano” Teriminin Anlamları Çeşitli kaynaklar[5], “Fano” teriminin Etiyopya’nın Amharca konuşulan bölgelerinde yüzyıllardır kullanıldığını ve tarih boyunca çoklu ve değişken anlamlar kazandığını göstermektedir. Sosyal antropolog Tsehaye Berhane-Selassie’ye göre “Fano”, hiçbir otoriteye veya sorumluluğa boyun eğmeden gönüllü olarak savaşa katılan “lidersiz bir savaşçılar grubunu” veya bu gruba mensup bireyi ifade etmektedir.

Tarihsel olarak Fano üyeleri zalim feodal beylere karşı savaşmış, bazen de dış tehditlere karşı koymak için onlar tarafından piyade olarak silah altına alınmışlardır. 1935-1941 yılları arasında Etiyopya’nın faşist İtalyan işgali sırasında ve İmparator Haile Selassie’nin sürgüne kaçmasının ardından, aralarında “Fano”nun da bulunduğu savaşçı yurttaşlar, İtalyan işgalcilere karşı ulusal direnişin çekirdeğini oluşturmuştur.

2010’lu yılların ortasında bu terim çarpıcı bir anlamsal dönüşüm geçirerek[6], siyasi reform talep eden ve Oromia bölgesindeki “Qerroo” hareketinin[7] izinden giden Amhara bölgesindeki silahsız genç protestocuları tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda terim, her iki bölgedeki gösterici gençlerin değişim ve adalet özlemlerini ifade etmek için benimsemesiyle barışçıl ve sembolik anlamlar taşımıştır.

Terim aynı zamanda “kendi özgür iradesiyle seyahat eden kişi” veya “merkezi bir komutaya bağlı olmayan özgür savaşçılar birliği” anlamında da kullanılmaktadır[8] ki bu da ona atfedilen bağımsızlık ruhunu ve gönüllülük eğilimini yansıtmaktadır.

Günümüzde ise, keskin siyasi kutuplaşma ve Amharaların geniş kesimleri arasında giderek artan dışlanma ve marjinalleşme duygusu ışığında “Fano”, ülke içinde ve dışında bu kesimin ana siyasi ve askeri şemsiyesi haline gelmiştir. Bu durum, özellikle daha önce Amharaların özlemlerinin en önemli siyasi çerçevesini temsil eden Amhara Ulusal Hareketi’nin (NaMA) son yıllarda kendisini ciddi şekilde zayıflatan bölünmeler yaşaması ve nüfuzunun gerilemesinin ardından gerçekleşmiştir.

Fano gruplarına göre silahlı faaliyetlerinin açıklanan hedefi, Amharalara yönelik sistematik baskı olarak gördükleri durumu sona erdirmek[9] ve ülkeyi on iki bölgeye ayıran mevcut federal anayasaya uygun olarak Etiyopya’nın etnik ve dilsel temelde “Balkanlaştırılması” olarak adlandırdıkları durumu reddetmektir.

İkinci: Çatışmanın Nedenleri Fano güçlerinin Amhara bölgesinde yürüttüğü tırmanan isyan, Etiyopya’nın şu aşamada karşı karşıya kaldığı en ciddi güvenlik tehditlerinden biridir[10]. Zira bu durum, Etiyopya devletinin yapısını ve etnik aidiyetlere dayalı federal sistemini vuran yapısal krizin derinliğini yansıtmaktadır. Bu çatışmanın kökleri, Tigray bölgesindeki (2020–2022) yıkıcı savaşın sona ermesinden kısa bir süre sonra patlak veren, iç içe geçmiş bir dizi siyasi ve tarihsel faktöre dayanmaktadır; ki bu savaş, Amhara ve Afar bölgelerinden birlikler ve milislerin desteğiyle Federal ve Eritre güçleri tarafından Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) güçlerine karşı yürütülmüştü.

1. Abiy Ahmed ile İttifakın Çöküşü Abiy Ahmed’in Oromo etnik grubundan ilk lider olarak başbakanlığa yükselmesinin ardından, başta Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (TPLF) yönetimdeki onlarca yıllık hegemonyasını sona erdirmek için onun liderliğinde bir fırsat gören Amharalar olmak üzere, çeşitli Etiyopyalı unsurlardan geniş destek gördü. Hatta Amharaların Abiy Ahmed’e verdiği destek, başlangıçta kendi etnik grubu olan Oromolar içindeki destekten bile daha güçlüydü.

Ancak Abiy Ahmed, tıpkı Oromia’daki milliyetçi akımlara ve Tigray seçkinlerine baktığı gibi, Amhara içindeki milliyetçi akımlara da siyasi projesi için potansiyel bir tehdit oluşturdukları düşüncesiyle şüpheyle yaklaştı. 2019’da “Refah Partisi”nin (Prosperity Party) kurulması, Amharaların bakış açısıyla “etnik federalizm” sistemini kökleştiren ve modern Etiyopya devletindeki rollerini azaltan karanlık bir dönem olarak kabul edilen eski koalisyon sistemi “Etiyopya Halkları Devrimci Demokratik Cephesi”ni (EPRDF) aşmayı amaçlayan bu projenin ideolojik temelini oluşturdu.

Başlangıçta Amhara elitleri, Abiy Ahmed’in projesinin, kendilerine karşı nefreti körüklemekten ve onları siyasi olarak marjinalleştirmekten, ayrıca özellikle Oromia bölgesi olmak üzere çeşitli bölgelerde şiddete maruz bırakmaktan sorumlu tuttukları “etnik federalizm” sistemini sona erdirmek için bir fırsat olduğuna inanıyordu. Ancak Abiy Ahmed’in kademeli olarak Oromolar içindeki nüfuzunu güçlendirmeye yönelmesi, Amharaların onun ulusal projeyi “Oromummaa” (Oromo milliyetçiliği) eğilimi lehine terk ettiği yönündeki korkularını artırdı. Bu da onların hayal kırıklığını derinleştirdi ve önceki dışlanma kalıplarını tekrarlayan yeni bir sistemin yeniden kurbanı oldukları inancını pekiştirdi.

2. “Tigray Halk Kurtuluş Cephesi”ne Karşı Savaş Federal hükümet ile Amhara elitleri arasındaki ittifak, Kasım 2020’de Tigray Kurtuluş Cephesi’ne karşı savaşın patlak vermesiyle zirveye ulaştı. Addis Ababa bu savaşı, Cephe’nin yönetim kurumları ve ekonomide temsil ettiği derin devletin nüfuzunu devirmek için bir fırsat olarak gördü. Buna karşılık Amhara elitleri, kendilerine ait tarihi topraklar olarak gördükleri ancak 1995 anayasası ile Tigray bölgesine bağlanan “Batı Tigray” (Humera, Welkayit ve Tsegede) bölgelerini geri almayı amaçlıyordu.

Bu savaş sırasında, başta “Fano” olmak üzere Amhara özel kuvvetleri ve milisleri, federal ordunun yanında askeri operasyonlarda öncü bir rol oynadı. Katılımcı tarafların (federal hükümet, Eritre rejimi ve Amharalar) hedefleri, her bir tarafın güdüleri farklı olsa da, Tigray Cephesi’nin nüfuzunu sınırlamak olan ortak bir amaçta birleşti: Federal hükümet Tigray’a boyun eğdirmeyi ve siyasi tehdidini sona erdirmeyi amaçlarken, Eritre rejimi Badme savaşındaki (1998-2000) yenilgisinin ardından Tigray’dan intikam almak istiyordu. Amharaların amacı ise Cephe döneminde kaybettikleri tarihi topraklarını geri almaktı.

3. Pretoria Anlaşması’nın İmzalanması Etrafındaki Anlaşmazlıklar Tigray Cephesi ile savaşı sona erdiren 2 Kasım 2022 tarihli Pretoria Anlaşması’nın imzalanması, savaş sırasında kurulan ittifakın çatlamasına yol açtı. Eritre rejimi, Cephe’yi tamamen tasfiye etme yönündeki beyan edilen hedefine ulaşmadığı için anlaşmaya karşı çıkarken; Amharalar, Batı Tigray bölgelerinin yeniden Tigray bölgesinin otoritesine geri verilmesine, yüz binlerce yerinden edilmiş kişinin bu bölgelerdeki orijinal yerlerine iade edilmesine ve Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri dışındaki güçlerin (Amhara milisleri) ve yabancı güçlerin (Eritre güçleri) bölgeden çekilmesini öngören maddeleri nedeniyle reddetti[11].

Amharalar bu anlaşmayı federal hükümetten gelen bir ihanet olarak algıladı; özellikle General Asaminew Tsige liderliğindeki 2019’daki başarısız Amhara darbe girişimi ve o dönemde geniş popülariteye sahip olan “Amhara Ulusal Hareketi” (NaMA) liderliğindeki milliyetçi seferberliğin ardından, hükümetin savaşta verdikleri fedakarlıkları ve Abiy Ahmed’in iktidara yükselmesinde oynadıkları rolü inkar ettiğini düşündüler.

4. Silahsızlanma ve Özel Kuvvetlerin Dağıtılması Federal hükümetin Nisan 2023’te bölgesel özel kuvvetlerin silahsızlandırılması ve merkezin otoritesi altında düzenli kuvvetlere entegre edilmesi yönünde açıkladığı kararlar, Amhara öfkesini yeniden alevlendirdi. Karar, Amhara bölgesinin doğrudan hedeflenmesi ve siyasi marjinalleşme ile varoluşsal tehdit duygularının arttığı bir dönemde, son meşru müdafaa araçlarından yoksun bırakılma girişimi olarak değerlendirildi.

Hükümet kararını, bu güçlerin bir istikrar ve güvenlik aracı olmak yerine ülkede bir istikrarsızlık faktörü haline gelmesiyle gerekçelendirirken; Amharalar bunu askeri güçlerini parçalamaya ve önceki yıllarda Tigray’a yapıldığı gibi kendilerini zorla merkezi otoriteye boyun eğdirmeye yönelik bir girişim olarak gördü.

Üçüncü: “Fano” Şemsiyesi Altındaki Başlıca Gruplar “Fano” grupları içindeki bölünmeler ve farklılıklar, Amhara bölgesindeki güvenlik ve siyasi ortamdaki karmaşıklığın en belirgin tezahürlerinden biridir. Bölgeyi hedef alan siyasi ve güvenlik tehditleri olarak gördükleri durumlara karşı Amhara çıkarlarını savunmak gibi genel bir amaçta hemfikir olmalarına rağmen; bu gruplar farklı bölgelere dağılmış durumdadır ve örgütsel hedefleri ile askeri taktikleri bakımından farklılık gösteren çoklu komutalara tabidir.

Birleşik bir liderliğin olmaması ve merkezi bir örgütsel yapının bulunmaması, bu grupları parçalanmaya ve iç çatışmalara açık hale getirmiş; bu da federal hükümete veya bölgesel anlaşmazlıklardaki diğer taraflara karşı askeri ve siyasi etkinliklerini zayıflatmıştır.

Geçtiğimiz iki yıl boyunca ana grupları ortak bir komuta altında birleştirmek için sarf edilen çaba ve girişimlere rağmen, bunların çoğu somut sonuçlar vermedi. Ancak 2025’teki saha ve siyasi gelişmeler, kapsamlı bir çerçeveyi yeniden inşa etmek için yeni girişimleri teşvik etti. Mayıs 2025’te, Amhara bölgesinin dört idari bölgesinde faaliyet gösteren dört ana grup – Gojjam Fano, Wollo Fano, Gondar Fano ve Shoa Fano – “Amhara Fano Ulusal Gücü” (AFNF) adı altında tek bir yapıda birleştiklerini duyurdu[12] ve 13 üyeden oluşan merkezi bir komuta oluşturuldu. Bununla birlikte diğer bazı gruplar bu ittifaka katılmadı, bu da liderlik ve hareketin genel yönü konusundaki anlaşmazlıkların devam ettiğini yansıtmaktadır.

Tamamen veya kısmen “Fano” şemsiyesi altında yer alan başlıca gruplar şunlardır[13]:

1. Amhara Halkı Fano Örgütü (AFPO) En önde gelen silahlı gruplardan biridir ve 20 Mayıs 2024’ten bu yana, siyaset ve medya çevrelerinde tanınan bir figür olan Eskinder Nega’nın liderliğinde mevcut adını taşımaktadır. Nega, Eylül 2019’da Amharaların (ve Oromo olmayan başkent sakinlerinin) haklarını savunmak için “Gerçek Demokrasi İçin Balderas” partisini kurmuştu. Bazı Amhara çevrelerindeki geniş nüfuzuna rağmen, diğer “Fano” gruplarıyla ilişkisi siyasi ve örgütsel farklılıklar nedeniyle gergindir. Bununla birlikte, bölgedeki çatışmayla ilgili dosyalarda bazı bölgesel ve uluslararası arabulucuların favori muhatabı olarak görülmektedir.

2. Doğu Amhara Fano (Wollo) Mere Wadajo (veya Miri Wadajo) adıyla bilinen bir saha figürü tarafından yönetilmektedir ve Amhara ile Oromo arasında coğrafi bir ayrım oluşturan Wollo bölgesinde faaliyet gösteren en önemli gruplardan biridir. Bu grup, özellikle Oromo etnik grubuna mensup gruplarla yaşanan tekrarlayan çatışmalar ışığında, sınır bölgelerindeki Amhara topluluklarını savunmaya odaklanmaktadır.

3. Gojjam Amhara Ulusal Birliği Zemene Kassie liderliğindeki grup, en güçlü ve en organize silahlı oluşumlardan biridir. “Fano”nun en eski kalelerinden biri olan tarihi Gojjam bölgesinde konuşlanmıştır. Bu fraksiyon, bölgeyi her türlü iç tehdit veya federal müdahaleye karşı korumaya odaklanır ve diğer gruplara kıyasla yüksek düzeyde askeri organizasyon ve halkı seferber etme kapasitesine sahiptir.

4. Gondar Amhara Fano Birliği (Habte Welde liderliğinde) Bu grup, tarihi Gondar bölgesindeki en nüfuzlu silahlı oluşumlardan biri olarak kabul edilir; yüksek savaş kabiliyetine ve geniş bir yerel destek ağına sahiptir. Faaliyetleri, bölgedeki Amhara çıkarlarını korumaya ve güvenlik/etnik tehditlerle yüzleşmeye odaklansa da, diğer “Fano” gruplarının daha geniş yönelimlerinden farklı olarak büyük ölçüde yerel bir gündem benimsemektedir.

5. Gondar Amhara Fano (Baye Kenaw liderliğinde) Diğer “Fano” gruplarının faaliyet gösterdiği bölgede aktiftir, ancak farklı bir liderliğe bağlıdır. Bu durum, özellikle liderlik ve saha koordinasyonu konularında geleneksel “Fano” kaleleri içindeki keskin yerel bölünmeleri yansıtmaktadır.

6. Shoa Fano Komutanlığı (Desalegn Siashewa / Mektawa Mamo liderliğinde) Shoa bölgesi, Etiyopya’da tarihi ve siyasi öneme sahip bir bölgedir ve farklı milliyetçi güçler arasındaki çatışmaların merkezi olmuştur. Mektawa Mamo, bu bölgedeki en önde gelen askeri liderlerden biri olarak kabul edilir ve farklı milliyetlerin çıkarlarının kesiştiği Etiyopya’nın kalbinde “Fano”nun siyasi ve askeri varlığını güçlendirmeye çalışan bir kanadı temsil eder.

Genel olarak tüm bu gruplar; milliyetçiliği ve yerel meşru müdafaayı birleştiren “Fano” hareketinin adem-i merkeziyetçi doğasını yansıtmaktadır. Ancak birleşik bir siyasi projeden ve çabalarını tutarlı bir stratejik vizyon çerçevesinde yönlendirebilecek merkezi bir liderlik yapısından yoksundur.

Dördüncü: “Fano” İsyanının Özellikleri “Fano” isyanı, imparatorluk döneminden modern devlete kadar uzun tarihi boyunca Etiyopya’nın bildiği kırsal isyancı hareketlerden çok farklı değildir; ancak mevcut isyan, onu öncekilerden ayıran bazı özelliklere sahiptir. Bunların başlıcaları şunlardır:

a. Merkezi Liderliğin Olmaması “Fano” milisleri dört ana grup içinde faaliyet gösterse de, şu ana kadar saflarını birleşik bir örgütsel yapı veya tutarlı bir merkezi komuta altında birleştirmede başarısız olmuşlardır. Gondar şehrinde kısa süreliğine bir “Fano Birlik Konseyi”[14] kurulmuş olsa da, Konsey otoritesini dayatmada veya farklı gruplar arasında koordinasyonu sağlamada başarılı olamadı.

b. Parçalanma ve Bölünme “Fano Amhara” şemsiyesi, dört ana bölgede federal hükümete karşı savaşan geniş bir yelpazedeki grup ve oluşumları içerir, ancak bu gruplar birleşik bir siyasi veya askeri liderliğe tabi değildir. Aralarında sık sık çatışmalar meydana gelmekte ve her grup yerel veya coğrafi nitelikte alt gruplar oluşturma eğilimindedir.

c. Çatışan Hedefler ve Gündemler “Fano” gruplarının güdüleri büyük farklılıklar gösterir; bazıları belirli bölgelerin savunulmasıyla bağlantılı yerel bir gündem taşırken, diğerleri ulusal ve hatta kişisel/dar bölgesel hedeflere ulaşmaya çalışır. Daha geniş milliyetçi sloganlar atanlar da mevcuttur. Vizyon ve çıkarlardaki bu farklılık, federal hükümetle birleşik bir müzakere yapılmasını veya askeri eylemin etkin bir şekilde koordine edilmesini engellemektedir.

d. Coğrafi İzolasyon Amhara bölgesi, ülkenin kuzey orta kesiminde yer alır ve batıda Sudan ile komşudur. Bu engebeli ve izole coğrafya, isyanın stratejik kazanımlar elde etme veya etkin dış destek alma yeteneğini zayıflatmaktadır. “Fano” gruplarının şu anda bölgenin yaklaşık %80’ini kontrol etmesine rağmen[15], coğrafi izolasyon onları uzun vadede yıpranmaya karşı daha savunmasız hale getirmekte ve bu durum federal hükümetin işine yaramaktadır. Bu izolasyon aynı zamanda grupların kendi aralarındaki iletişimi sınırlamakta ve ister bölge içinden ister merkezi makamların desteğiyle olsun, onlara karşı yerel bir direnişin ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.

e. Halk Desteği “Fano”, Amhara halkının kimliğinin ve çıkarlarının koruyucusu olarak görüldüğü için Amhara çevrelerinde geniş destek görmektedir. Bu tarihsel ve sembolik bağ, ona bölge içinde ve dışında güçlü bir halk desteği tabanı sağlamakta ve hükümetin isyanla mücadele stratejilerinin etkinliğini sınırlamaktadır. Yurtdışındaki Amhara diasporası[16], özellikle de ABD ve Kanada’dakiler, lobi grupları kurarak ve “Fano” saflarını siyasi/askeri olarak birleştirmek ve davalarını uluslararası düzeyde savunmak için çalışan organizasyonlar aracılığıyla bu bağlamda etkili bir rol oynamaktadır.

f. Gerilla Savaşı Taktiklerinin Kullanılması “Fano” kuvvetleri askeri operasyonlarında, hükümet ordusu mevzilerine saldırmak, pusu kurmak ve Etiyopya ordusu birimleri arasındaki ikmal/iletişim yollarını kesmek yoluyla gerilla savaşı yöntemine dayanmaktadır. Bu taktikler bazı bölgelerde hükümet güçlerinin sahadaki varlığını zayıflatmış olsa da, hükümetin ana şehirleri kontrol etmeye devam etmesi ve özellikle isyancıların açık alanlardaki manevra kabiliyetini kısıtlayan insansız hava araçlarının (İHA) kullanılmasıyla net bir hava üstünlüğüne sahip olması nedeniyle büyük stratejik kazanımlar sağlayamamıştır.

Beşinci: Senaryolar ve Beklentiler

Birinci Senaryo: Yıpratma Savaşı (Yakın vadede en muhtemel olanı) İsyancıların gerilla taktiklerine güvenmesi ve federal hükümetin caydırıcılık/kontrol için ana silah olarak insansız hava araçlarını kullanmaya devam etmesi göz önüne alındığında, bu senaryo mevcut aşamada en muhtemel olanıdır. Çatışmanın uzun bir süre bu şekilde devam etmesi muhtemeldir; hükümet büyük şehirler ve yerel yönetim merkezlerindeki kontrolünü sürdürürken ve net bir hava üstünlüğüne sahipken, “Fano” grupları kırsal alanlardaki aralıklı saldırılarla hükümet güçlerini yıpratma kapasitesine sahip olmaya devam edecektir. Bu savaş tarzı hükümete sürekli can ve mal kaybı yaşatsa da, bölgedeki tam kontrolünün çökmesine yol açması beklenmemektedir. Karşılaştırmalı deneyimler, bizzat Etiyopya örneğinde olduğu gibi, insansız hava araçlarının kullanılmasının kesin bir zafer sağlamaktan ziyade iç çatışmaların süresini uzattığını ve şiddetini artırdığını göstermektedir[17]; ki bu durum Amhara bölgesindeki mevcut durumda açıkça görülmektedir.

İkinci Senaryo: Uzlaşı veya Kalıcı Çözüm (Şu an için düşük ihtimal) Federal hükümet ile “Fano” grupları arasındaki karşılıklı güvensizlik ve her iki tarafın da herhangi bir uzlaşıyı kabul etmeden önce askeri çözüm veya diğer tarafı zayıflatma seçeneğine sıkı sıkıya bağlı kalması nedeniyle, bu senaryo yakın vadede olası görünmemektedir. Ayrıca, Amhara kampı içinde siyasi çözümün temellerine ilişkin ortak bir vizyonun bulunmaması olası bir müzakere sürecini karmaşıklaştırmaktadır. Bazı Amhara elitleri belirli siyasi kazanımlar elde etmeye çalışırken, diğer gruplar askeri veya siyasi meşruiyetlerinin tanınmasını garanti etmeyen hiçbir uzlaşmayı kabul etmemektedir. Buna ek olarak, bazı Amhara diaspora çevreleri[18], siyasi veya saha ittifakı kurma çabasıyla “Fano” ile Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA – OLF Shene) arasında iletişim kanalları oluşturmaya çalışmaktadır; ancak bu süreç henüz başlangıç aşamasındadır ve güven ile iç tutarlılıktan yoksundur.

Üçüncü Senaryo: “Fano”nun Bölgede Tam Kontrolü Sağlaması Bu, zaman zaman herhangi bir müzakere için ön koşul olarak federal güçlerin Amhara bölgesinden çekilmesi talebini dile getiren isyancıların en iddialı senaryosudur. “Fano” grupları şu anda bölgenin büyük bölümünü ve bir dizi ana yolu kontrol etmektedir, hatta bazıları son zamanlarda bazı kırsal alanları yönetmek için yerel bir paralel otorite oluşturmaya başlamıştır. Bununla birlikte, idari kurumların ve birleşik bir siyasi organizasyonun yokluğunda bu grupların bölgeyi etkili bir şekilde yönetmeyi başarması pek olası değildir. Federal hükümetin bölgeden çekilmesi durumunda -ki bu düşük bir ihtimaldir- bunun bir sonucu olarak Sudan ile olan batı sınırının kontrolünü kaybedecek; bu da “Fano” ile Eritre arasında Tigray bölgesi veya Sudan toprakları üzerinden dolaylı iletişim hatları açabilecektir. Bununla birlikte, Hartum’un bölgesel ilişkilerini karmaşıklaştırma veya bir iç Etiyopya çatışmasına sürüklenme korkusuyla “Fano”yu desteklemesi beklenmemektedir.

Dördüncü Senaryo: Çatışmanın Vekalet Savaşına Dönüşmesi Bölgenin, bölgesel taraflar veya dış destekli yerel aktörler aracılığıyla vekalet savaşlarının belirtilerinde bir tırmanışa sahne olması muhtemeldir. Çeşitli raporlar, Eritre’nin federal hükümeti zayıflatmak ve Eritre sınırında yeniden bir savaş başlatmasını önlemek amacıyla “Fano” gruplarına sınırlı lojistik ve askeri destek sağladığını belirtmektedir. Buna karşılık Etiyopya hükümeti, saha üstünlüğünü garanti altına almak için hava koruması ve lojistik destek sağlayarak kendi adına savaşmaları için yerel grupları veya hükümet yanlısı milisleri silahlandırma yoluna gidebilir. Bu bağlamda Amhara bölgesinin, iç güvenliğin kırılganlığını artıran ve çatışmanın süresini önemli ölçüde uzatan dolaylı bir bölgesel rekabet alanına dönüşmesi muhtemeldir.

Sonuç Çoğu gözlemci, Amhara bölgesindeki çatışmanın geniş kapsamlı siyasi, güvenlik ve ekonomik yansımaları göz önüne alındığında, şu anda Etiyopya devletinin karşı karşıya kaldığı en ciddi zorluklardan birini oluşturduğu konusunda hemfikirdir. Ancak bir yanda Abiy Ahmed hükümetine duyulan güvensizlik, diğer yanda “Fano” gruplarının parçalanmışlığı, yakın vadede ciddi bir barış sürecinin başlatılma şansını zayıflatmaktadır. Federal hükümete yönelik düşmanlık Amhara toplumu içinde ana bir seferberlik faktörü olmaya devam etse de, birleşik bir siyasi veya askeri hareketin ortaya çıkma ihtimali, iç bölünmeler ve hükümetin rakipleriyle doğrudan yüzleşmekten ziyade onları parçalamaya dayanan politikası nedeniyle sınırlı kalmaktadır. Çatışmaya yönelik uluslararası ilginin azlığı ve etkili bölgesel baskıların olmaması nedeniyle, hükümetin olası bir uzlaşıya girmeden önce askeri olarak “Fano”yu zayıflatmayı amaçlayan stratejisini sürdürmesi beklenmektedir; bu da “ne barış ne savaş” (çözümsüzlük) durumunun daha uzun süre devam edeceği anlamına gelmektedir.

Dipnotlar ve Kaynakça:

[1] Reasons and prospects for the Amhara Rebellion, lansing institute. April 4, 2025 https://lansinginstitute.org/2025/04/04/reasons-and-prospects-for-the-amhara-rebellion/

[2] Ethiopia’s Minster of foreign affiars Letter sevret-genera of the United Nations. 2 October, 2025.

[3] Statemen: We Reject Calls for Negotioation Between the Fanno Movement and the Prosperty Party in Ethiopiam, Abba Bahrey Forum (ABF), 11 February, 2024. p 1.

[4] Yared Debebe & Atrsaw Necho, Understanding The FANO Insurgency in Ethiopia’s Amhara Region, Rift Valley Institute and Peace Research Facility, February 2024.P…

[5] Simon Vera, Who is Fano? Inside Ethiopia’s Amhara rebellion, the New Humanitarian,12 November 2024. https://www.thenewhumanitarian.org/news-feature/2024/11/12/who-fano-inside-ethiopia-amhara-rebellion.

[6] Persecuted Amharas have nowhere left to flee to ,Ethiopia- insight, [2024]. ethiopia-insight.com/2024/05/29/persecuted-amharas-have-nowhere-left-to-flee-to/.

[7] Yared Debebe & Atrsaw Necho, Understanding The FANO Insurgency in Ethiopia’s Amhara Region..P 2.

[8] Yared Debebe & Atrsaw Necho, Understanding The FANO Insurgency in Ethiopia’s Amhara Region… P 1.

[9] Simon Vera, Who is Fano? Inside Ethiopia’s Amhara rebellion…

[10] Yared Debebe & Atrsaw Necho, Understanding The FANO Insurgency in Ethiopia’s Amhara Region. P 4-6.

[11] Assessing the Peace Accord for Tigray, Concerned Pan- African Scholasr. 25 November 2022. p 23.

[12] Amhara Fano National Force (AFNF) Established to Unite Faction Command، the Habasha, May 9, 2025 https://zehabesha.com/amhara-fano-national-force-established/

[13] Fano Armed Group to Annouce Merger in Amahara Region. Africa Intelligence. August, 27 2025. P 2.

[14] Yared Debebe & Atrsaw Necho, Understanding The FANO Insurgency in Ethiopia’s Amhara Region. P 4.

[15] Simon Vera, Who is Fano? Inside Ethiopia’s Amhara rebellion..

[16] Oromia and Amahara Rebels Finding Commom Cuase. Africa Intelligence. August, 27 2025. p 1.

[17] Zecharias Zelalem, Deadly Skies : Drone Warfare in Ethiopia and the Future of Conflic in Africa, Policy (European Council ON Foreign Realtions), February 2025. P 18.

[18] Fano Armed Group to Annouce Merger in Amahara Region. Africa Intelligence. August, 27 2025. P 1.

كاتب

İlgili Haberler

Başa dön tuşu